Ankara’daki 10. yılında, yapılan algı araştırmasında öncelikli probleminin marka bilinirliği olduğu görüldü. Oysa Zafer Dershanesi'nin Ankara'da 40 yıla yakın köklü bir geçmişi vardı. Zafer marka mirası aslında çok güçlüydü. Yapılması gereken, markanın geçmişten gelen tecrübesini ve kültürünü hatırlatarak Zafer markasını köklü bir eğitim kurumu olarak konumlandırmaktı.
Okul seçiminde karar verici olan anne babaların çok büyük kısmı, ne büyük şans ki Zafer Dershaneleri’nin bilindiği 80’lerde çocuk, 90’larda gençti. O yıllarda Ankara’da yaşayıp da Zafer Dershanesi'ni bilmeyen yoktu. O dönemin güzel hatıraları arasındaki yerimizi hatırlatmak, hedef kitleyle duygusal bağ kurmanın ve markamızın kültür mirasını sahiplenmenin iyi bir yoluydu.
Her güne gelecek kaygısıyla değil, umutla uyandığımız o yıllarda hepimizin bildiği bir şey vardı; çok çalışan, iyi olan eninde sonunda kazanırdı. Bu bizi hayata motive eden duyguydu. Eğer Ankaralı bir çocuksan, seni hayata motive eden başka duygular da vardı. Bu duyguların en başındaysa bayramlarda koşarak gidilen, mutluluk, gurur ve hüznün birbirine karıştığı Anıtkabir ziyaretleri gelirdi.
Filmimizde kültürün temel taşları olan ortak geçmişimizi ve dünya görüşümüzü yansıtmak istedik. Kampanya için hazırladığımız imaj filminde, Zafer markasının iyi bilindiği 80’li 90’lı yıllara döndük. Ankaralıların çok iyi bildiği duyguları hatırlattık. Bunu yaparken Zafer markasının ortak hafızadaki yerini canlandırdık. Markanın o günden bugüne değişmeyen ilkelerini, hayallerini, kültürünü anlattık. “İyiler hep kazanır” söylemiyle, bu kültürden beslenen vizyonumuzu yansıttık. Markanın reel faydalarını da açıkhava mecrasında bu söyleme bağlayarak verdik.
SONUÇ: Sadece Ankara’da yayına giren imaj filmi, 2 milyon+ izlendi. Marka bilinirliği %33,8 Beğeni (net skor) %18,9 Güven (net skor) %12,4 yükseldi. Kayıtlar önceki yıllara oranla %59 arttı. .