İmaj filmi sonrası Zafer Koleji’nin bilinirliği artmıştı. Kayıt dönemi yaklaşırken, veliler okul seçimi yapma sürecine giriyor ve özel okullarla ilgili her kriteri değerlendiriyordu. Markanın faydalarını anlatmanın tam zamanıydı. Ama önümüzde şöyle bir zorluk vardı, eğitim sektöründe en yoğun iletişimin yapıldığı bu dönemde ilgi çekecek, ayrışacak bir yol bulmalıydık.
Velilerle görüşerek okul seçiminde zorlandıkları noktaları belirledik. Aslında temel sorunun aradıkları kriterlerin hepsini karşılayan bir okul olmaması ve bu kriterler arasında seçim yapmak zorunda olmalarıydı. Mutlu çocuk mu, başarılı çocuk mu? Disiplinli mi, özgüvenli mi? Uluslararası diploma mı, sınav başarısı mı? Bunlar gibi daha birçok soru… Neredeyse tüm özel okul velilerin yaşadığı bu “seçim yapma zorunluluğu” bizim için doğru bir içgörü oldu. Veliler bu kriterler arasında seçim yapmak zorunda kalmamalıydı. Çünkü okullar bu kriterlerin hepsini karşılamalıydı. Bu nokta, marka vaadimizi belirledi.
KAMPANYA : Okul seçimi sürecindeki kafa karışıklığını açık seçik, kurgu olmadan göstermek, velileri ne kadar iyi anladığımızı göstermenin iyi bir yoluydu. Bu yüzden gerçeklik duygusu çok yüksek bir yöntem kullandık. Literatürde kullanılan bir psikolojik deneyi, potansiyel velilerle uyguladık. Filmde, tercihlerine uygun çembere gitmeye çalışan ve bu arada çemberler arasında kalan velilerin yaşadığı kafa karışıklığı gözler önüne seriliyor. Velileri yönlendiren moderatör sesi, filmin sonunda mesajımızı veriyor. “Seçim yapmak zorunda bırakılmamalısınız. Çünkü okullar tüm bu kriterlerin hepsini sağlamalıdır. İşte bu, eğitimin Zaferi’dir.”
SONUÇ: Dijital mecrada ve sadece Ankara’da yayına giren bu film, özel okulların kayıt iletişimlerinde arasında yıldız gibi parladı. Filmin dışında Açıkhava ve diğer dijital medya araçlarıyla kampanya desteklendi. “Eğitim Zaferi” söylemiyle marka faydaları anlatıldı. Film 1 milyon üzerinde bir izlenme rakamına ulaştı. Kayıtlar önceki yıllara oranla %32 oranında arttı.